26/01/2014...
sabah saat 07:30... kalp sinyallerini göstere makinedeki çizgiler yavaş yavaş azalmaya başlar.. hangisi neyi gösteriyor bilmeyiz ki biz..sadece sesinden anlarız bir şeylerin ters gittiğini..
7 gün olmuştu yoğun bakıma gireli... Ankara'da commenius+erasmus programı toplantısındaydım... abim aradı...gece nefesi daralıp kandaki oksijen değerleri düşünce acile gitmişler.. ordan sonra da yoğun bakım arama macerası başlamış.. nasıl korkmuştur ambulansa binince...8 yaşında bir çocuk sadece çocuk şarkılarında sesini ezberlediği bir araca neden binildiğini nereden bilebilir ki?
7 gün başında bekleyen annesi,yengem, kardeşim, her şeyim... çıkacak dedi... kızım güçlü... öyleydi. 8 sene savaşmıştı kistik fibrozisle..geçmeyeceğini bir o bilmiyordu... sonunu bildiğimiz ama ne zaman sonlanacağını bilmediğimiz bir film gibi...
bugün tam 3 yıl oldu... sabah karşıma dikilen doktor için söyledikleri gayet sıradandı... "kalp sesi azaldı, sonra durdu, kalp masajına devam ediliyor ama durum ümitsiz..." başın sağ olsun demiş miydi hatırlamıyorum... başım sağ olsa neye yarardı, o gittikten sonra..
sanırım o sabah yengeme hayatım boyunca söylediğim en zor cümleydi..."gitmiş"...gideceğini bile bile evlat büyütmek ne zor biliyor musunuz? o biliyor.. biz de biliyoruz ama en iyisini yengem biliyor...
19/10/2005 te doğmuştu irem... 16/10/2015 te de inci... normal doğsaydı sanki 19unda doğacakmış gibi bir hisle bekledim doğumunu.. bir melek gitti, yeni bir melek geldi evimize..irem in gideceğini bile bile büyüttü annesi... ben de inci ile aynı gün gitmeyi dileyerek büyütüyorum... "3 yaşına kadar lösemi olmadan getirebilirseniz uzun yaşama şansı var" demişti bir doktor, bir başkası da "o fazla kromozom bir gün bi yerden başka bir gün başka bir yerde patlak verecek" diye bir tabir kullamıştı...
bilmiyorum.. ben nerden patlayacak, başımıza neler gelecek bilmiyorum.. bunu düşünerek yaşamıyorum... irem büyürken de bunu düşünerek büyütülmedi.. hergün düşünerek geçmez... ben de düşünmüyorum... daha minicikken "büyünce ne olacaksın?" soruları ile büyütülmüş bir nesil olarak, ben büyütürken yarını düşünmediğimi farkettim... günler bugünden ibaret bize... yarın başımıza gelebilecek hiçbir şey süpriz değil..
sahi, siz biliyor musunuz sonunuzu?
26 Ocak 2017 Perşembe
9 Ocak 2017 Pazartesi
"adam"
Bugünü tarihe altın harflerle yazın... sizin için minik, benim için dev gibi bir gelişim bu.. Ağlamakla gülmek arasında bir yerdeyim bu akşam. İnci "Adam" dedi ...
Konuşmama olasılığına karşı "bebek işaret dili" araştırdım aylarca... sonra Öğretmeni gerek olmadığını söyledi vazgeçtik.. daha sonra konuşması gecikir illa ki diye bari işaret parmağını öğretelim dedi... bana "parmaklarına renkli bantlar tak, onları farketsin önce "dedi... dediği gibi de oldu...inci uzun bir süre işaret parmakları havada gezdi, uyurken bile :))) daha sonra sırada istediği şeyi göstermesi vardı... onu da bir şeyi istediğini gösterip, eliyle "ver" işareti yapana kadar vermeyerek hallettik.. bir gün Buket(öğretmeni, psikolog) ders boyunca "ver" demesi için uğraştı.. inat çocuk demedi bir türlü... arabaya bindik, eve gelene kadar "der der der" diye bağırdı durdu arkada :)
kısacası bir süredir inci istediğini göstermeyi ve bazen eliyle bazen diliyle söylemeyi öğrendi...
sonra bir gün baktık ki "bebek" demeyi deniyor... "baba" hecelerine çok yakın olduğu için çok ayırt edemesek de bebek demek istediği anlaşılıyor... bir de teyze ve defne deme çabası var bir süredir..
bir süre sonra bir gün yatakta öylesine video çekiyordum ikimizi... kendimi gösterip bir yandan da şansımı deniyorum " bu kim" diye sorarak... birden "adde" deyince sevinçten ölüyorum sandım...
ama bu akşam? bu akşamki bir başka yaaa.. yepyeni kartlar yolladı tatlı bir teyzemiz, onlara bir bakalım dedik... rastgele bir "adam" resmi gösterip "adam" dedim... arkasından "ada" dedi.. emin olmak için bir tane de erkek çocuk resmi gösterip "bu ne inci" dedim... "adam" dedi yaaa..
konuşmaz diye parmağına bantlar taktığımız, işaret etmeyi öğrensin bari deyip hedef bile belirleyemediğimiz çocuğum... sen adam olacağını gösteriyorsun her gün bana.. sana sonuna kadar inanıyorum.. şuanda yaşadığım sevinci kelimelere dökmem mümkün değil... içim "kalk" halay çekelim" diyor, gözlerim "otur ağlayalım".. sağol inci'm.. öğrettiğin her şey için teşekkür ederim..
(bu arada 05/01/2017 de İnci'min ilk dişi çıktı. inci'm tam 14.5 aylık.. çıkmayabilir dedikleri için üzüldüğüm dişlere merhaba! bugünü de tarihe not düşün ;)
Konuşmama olasılığına karşı "bebek işaret dili" araştırdım aylarca... sonra Öğretmeni gerek olmadığını söyledi vazgeçtik.. daha sonra konuşması gecikir illa ki diye bari işaret parmağını öğretelim dedi... bana "parmaklarına renkli bantlar tak, onları farketsin önce "dedi... dediği gibi de oldu...inci uzun bir süre işaret parmakları havada gezdi, uyurken bile :))) daha sonra sırada istediği şeyi göstermesi vardı... onu da bir şeyi istediğini gösterip, eliyle "ver" işareti yapana kadar vermeyerek hallettik.. bir gün Buket(öğretmeni, psikolog) ders boyunca "ver" demesi için uğraştı.. inat çocuk demedi bir türlü... arabaya bindik, eve gelene kadar "der der der" diye bağırdı durdu arkada :)
kısacası bir süredir inci istediğini göstermeyi ve bazen eliyle bazen diliyle söylemeyi öğrendi...
sonra bir gün baktık ki "bebek" demeyi deniyor... "baba" hecelerine çok yakın olduğu için çok ayırt edemesek de bebek demek istediği anlaşılıyor... bir de teyze ve defne deme çabası var bir süredir..
bir süre sonra bir gün yatakta öylesine video çekiyordum ikimizi... kendimi gösterip bir yandan da şansımı deniyorum " bu kim" diye sorarak... birden "adde" deyince sevinçten ölüyorum sandım...
ama bu akşam? bu akşamki bir başka yaaa.. yepyeni kartlar yolladı tatlı bir teyzemiz, onlara bir bakalım dedik... rastgele bir "adam" resmi gösterip "adam" dedim... arkasından "ada" dedi.. emin olmak için bir tane de erkek çocuk resmi gösterip "bu ne inci" dedim... "adam" dedi yaaa..
konuşmaz diye parmağına bantlar taktığımız, işaret etmeyi öğrensin bari deyip hedef bile belirleyemediğimiz çocuğum... sen adam olacağını gösteriyorsun her gün bana.. sana sonuna kadar inanıyorum.. şuanda yaşadığım sevinci kelimelere dökmem mümkün değil... içim "kalk" halay çekelim" diyor, gözlerim "otur ağlayalım".. sağol inci'm.. öğrettiğin her şey için teşekkür ederim..
(bu arada 05/01/2017 de İnci'min ilk dişi çıktı. inci'm tam 14.5 aylık.. çıkmayabilir dedikleri için üzüldüğüm dişlere merhaba! bugünü de tarihe not düşün ;)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)